HABERLER
Probiyotik yoğurtlar, kalsiyum destekli
margarinler, light ürünler, A-C-E vitaminli meyve
suları, yaşlılar ve çocuklar için özel süt
ürünleri. Gıda sektöründe yeni bir rüzgar esiyor
ve bu rüzgarın adı ‘Fonksiyonel Gıdalar.’ Artık
dünyada sadece karın doyurmakla yetinmeyen yeni
bir tüketici kitlesi var. Dünyanın birçok
bölgesindeki gıda firmaları da bu pazarda daha
etkin rol almak için harekete geçti. Tüketiciler
artık beslenirken aynı zamanda sudaki, havadaki ve
gıdalardaki kirlilikten ve kimyasallardan
kaynaklanan hastalıklardan korunmak, yaşlılığı
geciktirmek ya da vücutlarının direncini artırmak
istiyor.
Fonksiyonel gıdaların çok yönlü yararlarının
bilimsel olarak da kanıtlanmaya başlaması
tüketicilerin bu tür gıdalara olan ilgisini de
giderek artırıyor. Tahminlere göre, fonksiyonel
gıdaların dünya pazarındaki büyüklüğü 50 milyar
euoroya ulaşmış durumda. Uzmanlara göre pazarın
yıllık büyüme oranı ise yüzde 20’lerde. Bu
ürünlerin en çok tüketildiği ve pazarı hızla
büyüyen pazarlar arasında ise Amerika, Avrupa ve
Japonya gibi ülkeler göze çarpıyor.
Sadece
Avrupa ülkelerinde bu pazar 20 milyar euro
civarında. Amerika ve Japonya’da pazarın
büyüklüğünün 20 milyar dolarlara ulaştığı
belirtiliyor. Fonksiyonel ürünün bu ülkelerden
başlayarak büyümesinin nedenleri arasında bu
ülkelerdeki tüketicilerin gelir ve eğitim
düzeylerinin yüksek olması ve bu ürünlerin üretimi
için gerekli olan yüksek maliyetli AR-GE
yatırımlarını gerçekleştirebilecek güçlü sermayeli
firmaların bu ülkelerde yoğunlaşması olarak
gösteriliyor.
Mart
Ayında Zirve Var
Mart
ayında ’Fonkisyonel Gıda Zirvesi’ yapmaya
hazırlandıklarını dile getiren Kopuz, Tarım
Bakanlığı’nın bugüne kadar bütün yasal
düzenlemeleri sanayiinin görüşünü almadan
gerçekleştirdiğini kaydediyor ve şu bilgileri
veriyor:
“Bakanlıkla sektör temsilcileri geçen hafta bir
araya geldi. Avrupa Birliği’ndeki düzenlemeleri
sunduk. Bu konuda Sağlık Bakanlığı’nın da
görüşleri alınacak. Türkiye’de geçtiğimiz yaz
ayında proaktif ürünlere yönelik Etiketleme
Tebliği yayınlandı. Tebliğler sadece bu ürünlerle
sınırlandırılmamalı. Dünyada milyar dolarlarla
ifade edilen bir pazar var Türkiye’de ise sütü
sokağa döküyoruz. Fonksiyonel gıdalar gelecekte bu
sektörün lokomotifi olabilir.”
Türkiye’nin diğer alanlarda olduğu gibi bu konuda
da yasa ve yönetmeliklerde Avrupa Birliği
mevzuatlarını takip etmesi gerektiğini vurgulayan
Kopuz, “Avrupa da fonksiyonel gıdalarda henüz
yasal sürecini tamamlamış değil. Fakat Dünya
Sağlık Örgütü’nün ve üniversitelerin akademik
tebliğlerini baz alarak çıkan yeni ürünlere
etiketleme tebliğleri yayınlayarak sektörün önü
açılıyor. Türkiye’de de benzer düzenlemeye ihtiyaç
var. Yasal sıkıntılar aşılırsa Avrupa çapında
üretim yapan firmalarımızın bu alana yatırımları
da artacaktır” diyor.
Sütaş
Büyümeye Devam Diyor
Danone
Türkiye’yi Yatırım Üssü Yapacak
Marsa
Minerella İle Çocuk Margarini Üretti
Meyve
Suyu da Fonksiyonel Olacak
Türkiye’de fonksiyonel ürün pazarının büyümesi
önünde en büyük engelin yasal boşluk olduğunu
savunan Ekşi, Gıda Kodeksi’ndeki eksiklerin
firmaları kısıtladığını belirtiyor. Fonksiyonel
ürünlerin etiketlerde belirtilmesi gerektiğini
belirten Ekşi, “Fonksiyonel Gıda Yönetmeliği gibi
yeni bir yönetmeliğe gerek yok. Etiketleme
Yönetmeliği üzerinde değişiklik yapılması yeterli
olacak. Avrupa ülkelerindeki uygulamalarda
etiketleme üzerinden yürütülüyor. Bu konuda tüm
yetkiler elbette Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’na
aittir. Fakat Türkiye’de Gıda Bilimi Komitesi
eksikliği var. Bakanlığa bağlı böyle bir birim
oluşturulursa yetki sorunu da çözülür” diyor.
Mevzuat
Çalışmaları AB’ye Paralel Sürdürülüyor
Kaynak:
Referans Gazetesi/Selma Şimşek Bektaş![]()
BESLENME ANLAYIŞI
DEĞİŞİNCE FONKSİYONEL GIDA PAZARI BÜYÜDÜ
Dünyada
sadece karın doyurmakla yetinmeyen yeni bir
tüketici kitlesi var. 50 milyar euroluk pazara
sahip fonksiyonel gıdalar Türkiye’de de hızla
yaygınlaşıyor. Türkiye’de pazar yaklaşık 50 milyon
YTL ciroya sahip.
Türkiye’deki fonksiyonel ürün pazarının ise 50
milyon YTL (37.7 milyon dolar) civarında olduğu
tahmin ediliyor. Henüz emekleme döneminde olmasına
karşın önümüzdeki dönem hızla büyümesi beklenen
pazarın önündeki en büyük engel ise Türk Gıda
Kodeksi’ndeki eksiklikler. “Bu ürünleri pazara
sunan firmalar çok doğru bir iş yapmalarına karşın
yasal boşluk nedeniyle yasal olmayan bir üretim
yapıyormuş pozisyonundalar. Bu durumun bir an önce
düzeltilmesi lazım” diye konuşan Türkiye Gıda ve
İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu Başkanı Şemsi
Kopuz, 2006’da federasyon olarak özellikle bu
pazar için çaba harcayacaklarını söylüyor.
Fonksiyonel ürün denilince akla ilk gelenler
arasında probiyotik yoğurtlar geliyor. Şu anda
pazarda en hızlı büyüme bu ürün grubunda
yaşanıyor. Yovita markasıyla ‘fonksiyonel gıda
pazarına yatırım yapan Sütaş da bu tür gıdaların
yeni tüketici gruplarına ulaşmada önemli olduğuna
inanıyor. Sütaş Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı
Ergun Ermutlu, fonksiyonel ürünlerin Türkiye için
yeni ve niş bir market olduğunu belirterek büyüme
potansiyeline dikkat çekiyor. Firma olarak bu
alanda agresif büyüme kararı aldıklarını açıklayan
Ermutlu, 2006 yılında pazardaki konumu
güçlendirecek yeni çeşitler ve farklı
uygulamalarla tüketicinin karşısına çıkacaklarını
söylüyor. Ermutlu, “Avrupa Birliği üyeliği
sürecindeki Türkiye’de birçok konuda yapılan yasal
düzenlemeler doğal olarak süt ve süt ürünleri
sektörünü de kapsıyor. Bu tür yasal düzenlemeler
somutlaştıkça sektörün önü daha da açılacak ve
yatırımlar artacaktır” diyor.
1999
yılında çocukların sağlıklı büyümelerine yardımcı
olmak söylemi ile piyasaya sunduğu ürünlerin
ardından geçtiğimiz yıl nisan ayında piyasaya
sunduğu probiyotik yoğurt Activia ile pazara hızlı
giren Danone, Vital süt serisi ile portföyüne yeni
fonksiyonel gıda eklemiş oldu. Hamile anneler için
Danone Vital 1, formlarını kaybetmek istemeyen
anneler için Danone Vital 2 ve yaşı ilerlemiş,
kemik yapısını korumak isteyen anneler için Vital
3 serisini üreten Danone yeni ürün gruplarıyla
pazar payını artırmanın peşinde. Groupe Danone’nin
Türkiye’yi önemli bir yatırım üssü olarak
gördüğünü söyleyen Danone Ürün Pazarlama Müdürü
Gökhan Öğüt, Groupe Danone bünyesinde faaliyet
gösteren Danone Vitapole’de (Danone Uluslararası
Araştırma-Geliştirme Merkezi) ürünlerin
geliştirilmesi için çalışmaların devam ettiğini
belirterek bu birikimlerin Türkiye pazarını da
etkileyeceğini anlatıyor.
Sabancı
Grubu’nun bu alandaki ürünü ise çocuklara yönelik
kahvaltılık margarin olarak geldi. Luna
Minerella’nın kendi alanında tek olduğunu söyleyen
MarSa Genel Müdürü Alp Pıdik de fonksiyonel gıda
pazarının büyüme potansiyelinin çok yüksek
olduğuna inanıyor. Bu konuda yeni yatırım planları
bulunduğunu belirten Pıdik, "Margarinler büyüme
potansiyeli yüksek ürün grupları arasında yer
alıyor. Yeni yatırımlarımızın hangi ürünleri
kapsayacağı konusunda araştırmalara devam
ediyoruz" diyor. Pazarda bu ürünlere karşı önemli
bir talebin bulunmasına karşın henüz netleşmiş bir
mevzuatın bulunmadığını hatırlatan Pıdik, "Yasal
sürecin de hızla işletilmesi gerek" diye devam
ediyor.
Fonksiyonel ürün grupları arasında meyve suları da
önemli bir yer tutuyor. A-C-E vitaminlilerin yanı
sıra soya ya da peynir suyu ile karıştırılarak
üretilen meyve suları fonksiyonel gruba dahil
ediliyor. Avrupa’da üretilen toplam meyve suyunun
yüzde 40’ı bu grupta yer alırken uzmanlar pazarın
büyümeye devam ettiğine dikkat çekiyor. Türkiye
pazarında ise fonksiyonel meyve suları kapsamında
şimdilik sadece A-C ve E vitaminli meyve suları
bulunuyor. 2005 yılında üretilen 460 milyon litre
meyve suyunun ancak 23 milyon litresinin A-C ve E
vitaminli meyve suyu olduğu bilgisini veren Meyve
Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) Başkanı Aziz
Ekşi’ye göre bu durum geçici.
Beslenmenin yanı sıra sağlığa faydalı gıdalar
‘Fonksiyonel gıdalar’ olarak tanımlanıyor.
Kuvvetlendirilmiş, zenginleştirilmiş,
geliştirilmiş gıdalara ve diyet takviyelerine
kadar bütün gıdalar fonksiyonel gıdaların
kapsamına giriyor ve bu gıdalar bedensel
faydaların yanı sıra psikolojik rahatlık sağladığı
gibi, hastalık risklerini de azaltıyor.
Fonksiyonel gıdaların içindeki bileşenler ürünün
doğal yapısında bulunabildiği gibi üretim
sırasında da gıdaya eklenebiliyor. Fonksiyonel
gıdalar genel anlamda tüm dünya pazarında yeni bir
alan olduğu için yasal düzenlemeler yeni yeni
gelişiyor. Önemli pazarlardan Avrupa ülkelerinde
fonksiyonel gıdalar için herhangi bir yasal tanım
bulunmuyor. Öte yandan Avrupa ülkeleri gıdalar
için sağlık iddiasına izin vermedikleri için gıda
etiketlerinin bu tür yanlış anlamaya neden
olmaması için çaba harcıyor. Birleşmiş Milletler,
Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa Konseyi ve ulusal
düzenlemeler sadece “savunulabilir ve iyi
bulunmuş” iddialara izin veriyor. Türkiye’de ise
Türk Gıda Kodeksi ve yönetmelikleri kapsamında
Tarım Bakanlığı onayıyla üretim yapılabiliyor.
Fonksiyonel ürünlerle ile ilgili olarak Tarım ve
Köy İşleri Bakanlığı Avrupa Birliği’ne uyum
sürecine paralel olarak çalışmalar yürütüyor.








